13 Şubat 2012 Pazartesi

Adam Olacak Çocuk

Bugün de, kendi geçmişimden bir kesit sunuyorum. Daha beş yaşındayım. Tertemiz, her şeyden habersiz. O zamanlar içine kapanık bir yapıda idim. Bunun da çeşitli sebepleri vardı elbette ki. Belki karakterim öyleydi, belki de çevresel etkenler beni böyle bir karaktere bürüyordu. Etrafımda olan her şeyi anlıyordum ve bunlardan etkileniyordum, kimse fark etmese de...

Büyüdükçe bu çeşitli sebeplerin farkına varabildim tabii. Kısmen, bu içe kapanıklığımı üzerimden attım zamanla. Ancak bir yanık izi gibi kaldı içimde, dikkatli bakınca belli olan. Sonuç olarak, iyisiyle, kötüsüyle, anılar biriktirerek geldim bu günlere dek.

Günlerden bir gün, beni TRT'nin İstanbul'daki stüdyosuna götürdüler. Orada 'Adam Olacak Çocuk' programına katılacaktım. O günle ilgili ve katıldığım o programa dair hiç bir şey hatırlamıyorum. Yalnızca programın sonunda, Barış Manço çocuklara hediye seçtiriyordu. Benim de şansıma pembe bir gitar çıkmıştı. Yıllarca oyuncak sepetimde durdu bu gitar. Tek aklımda kalan bu. Benim geçmişe yönelik hatırlayamama problemim var sanırım. Bilinçaltımın bir kendini savunma yöntemimidir bilmem ama bazı yaşadıklarımın üzerinden uzun yıllar geçince hiçbir şey aklımda kalmıyor. Ta ki, biri hatırlatana veya bir resim, bir video görene dek. Kimi zaman bunlar da fayda etmiyor.

Neyse, videodaki kişinin ben olduğunu bildiğim ve yine aklımda kalmayan bir kesit hayatımdan...

Evet, aşağıdaki videonun beşinci dakikasının yirminci saniyesinde, bir kaç saniye de olsa, kendimi gördüm ve bana çok enteresan geldi. İşte size 'Adam Olacak Erdem'... :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder